İndirimli elektrik kullanmak isteyen kullanıcılar aşağıdaki makaleyi okuyabilir.Bu sayede indirimli elektrik kullanabilirsiniz.
Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de yapılan düzenlemelerle serbest piyasa ekonomisinin en önemli adımları birer birer atılıyor. Bu adımlardan biri de yılda 150 milyar doların üzerinde bir işlem hacmine sahip enerji sektöründe yaşandı. Özel sektör kuruluşlarının piyasada yer almaları ile birlikte, özelleştirmeler ve serbest piyasa ekonomisinin etkileri hızla enerji sektörünün en önemli oyuncularından biri olan elektrik sektöründe yaşanmaya başladı. Özelleştirmelerin ilk adımları bundan tam 15 yıl önce atılmıştı. 2001 yılında Enerji Piyasası Denetleme Kurulu kurulduğunda halkın indirimli elektrik alabilme avantajları da doğmuş oldu. Bunun bir nedeni de özellikle elektrik konusunda hizmet vermek isteyen özel teşebbüs firmalarının hızlı hareket etmeleri ve özelleştirmede öncülük etmeleriydi. Özellikle 2016 yılının başında yapılan düzenlemelerle de Türkiye Enerji Piyasası’nda yer alan firmaların, halka ucuz elektrik satabilmek için çeşitli kampanyalar, ilk faturayı ödememe gibi bonuslarla düşük elektrik faturası olan müşterilere dahi hizmet getirmeleri ile piyasada canlılık yaşanmaya başladı.
Yıllarca sektörde tek başına hizmet veren devlet kuruluşlarının uyguladığı sabit fiyatlı tarifenin olumsuz etkileri de böylece daha çok anlaşılır oldu. Sabit fiyatlı tarifede elektriğin kilovat saati aynı fiyat üzerinden hesaplandığı için, ilk anda zamlardan etkilenmiyormuş gibi görünse de elektrik piyasasının haricinde yaşanan gelişmelerden etkilenir. Elektriğe zam olmadığı dönemlerde dahi yüksek gelen faturaların ve ekonomimize yerleşen “gizli zam” ifadesinin açıklaması budur. Özel sektörün kampanyalarla pazarladığı indirimli tarifelerin avantajı ise daha sözleşmenin ilk imzalandığı andan itibaren kullanıcı için indirimli elektrik dönemi başlamış olur. indirimli elektrik tarifelerinin hem birim enerji fiyatında etkisini kısa sürede göstermesi, hem de ulusal tarifeden daha ucuz bir fiyata elektrik temin edilmesinin taahhüt altına alınması tüketici açısından sözleşme altına alınan en büyük avantajlar olarak sıralanabilir.
Elektrik piyasası kanununun yeniden düzenlenmesi ile birlikte piyasaya giren özel şirketlerin indirimli elektrik fiyatlarıyla hizmet vermesi Ülkemiz için çok önemli gelişmeleri de beraberinde getirecektir. Ülkemiz bu gün bakıldığında kişi başı 2500 kWh elektrik tüketmektedir ki, bu rakam 1950’lerin Avrupa’sında her hangi bir ülkede yapılan tüketime eşdeğerdir. Ülkemizdeki enerji kullanımının artması hane halklarının örneğin bir ya da iki lamba daha fazla yakmaları anlamına gelmez. Bu artış, ülkemizdeki sanayi yatırımlarının artması ile açıklanabilir. Yani başka bir ifade ile elektrik giderlerinin alt seviyelerde olması, üretim bandında maliyetleri de doğal olarak düşüreceği için fiyatların iç piyasada daha aşağı seviyelerde olması sağlanacaktır. Konuya ihracat açısından baktığımızda da ortaya çıkan tablo, ucuz elektrik maliyetleri ihracat yapan firmaların maliyetlerini düşüreceği için yabancı firmalara karşı rekabet gücünü artıracaktır. Ülkemiz elektrik üretebilen ülkelerden biridir. Bu avantajı ile ülke dövizinin dışarı gitmesinin önüne geçilmektedir. Dışarıya elektrik tüketimi için döviz harcamayan ülkemiz dışarıdan gelecek ihracata dayalı döviz girdisi ile ekonomik olarak önemli avantajlar yaşayabilecektir.